| |
Balışeyh İlçemiz
Mesothelioma
Tarih: 10:15, 5/9/2007
| Mesothelioma

Mesothelioma Information & Help
If you, or a loved one, have been diagnosed with mesothelioma, or think you might be at risk for developing the disease, you might feel scared, confused or angry. But you don�t need to be alone. We can help.
Mesothelioma is a rare cancer that can be difficult to diagnose. Several diseases can cause symptoms similar to mesothelioma. To get the best treatment for lung related diseases, it�s important to seek medical help as early as possible. An early diagnosis provides the best chance for effective treatment to prolong your life. Promising research is going on right now that gives hope for better treatments, and hopefully a cure for this aggressive disease in the future.
Mesothelioma has been conclusively linked to asbestos exposure. Asbestos-related illnesses have occurred in workers in many industries where this insulating material was used. However, people exposed to asbestos secondarily can develop lung-related medical problems. If you have worked in an asbestos-related industry or lived in close contact with someone who did, there is a chance you may develop lung problems, including mesothelioma.
If you suspect you�ve been exposed to asbestos through your job, a family member or the environment, you can protect your health by getting more information. You may not notice symptoms right away. Even minimal exposure to air-borne asbestos can cause health problems. Since it can take many years for problems to develop, frequent monitoring should be continued throughout your life. Submit your contact information for a free packet on mesothelioma, there is no obligation.
There are many resources to help you navigate the medical and financial issues you may be faced with. Information about the diagnosis and treatment of this serious cancer is available. You can get support in finding the best treatments, and coping with the effects of mesothelioma. There may be financial compensation available for mesothelioma sufferers. Learn more about your rights and possible financial assistance as well. |
|
Seramik
Tarih: 10:08, 5/9/2007
Seramik: Geleceğin malzemesi
Biraz killi toprak suyla karıştırılır, sonra... Seramiğin inanılmaz başarı öyküsü, yaklaşık 20 bin yıl önce böyle başlamıştı. Bu mucizevi madde günümüzde artık kırılan kemiklerin yerini alıyor, sağlıklı fren sistemlerinin üretiminde kullanılıyor, türbinlerin daha hızlı çalışmasını sağlıyor ve teknolojiyi uzaya taşıyor. İnsanoğlunun en cesur hayallerini gerçekleştiren bu maddenin sırrı ne?
|
Almanya'nın Buching kentinde bulunan ve çevreden pek de dikkat çekmeyen bir binalar kompleksinde, teknoloji tarihine geçecek yeni bir başlık daha yazılıyordu. Kapalı kapılar ardında, grafit seramiğinden küçük silindir şeklinde bir piston üretildi. Gece kadar siyah ve 50-100 milimetrelik yarıçapa sahip bu küçük mucize, yeni kuşak otomobil motorlarında devrim yaratmaya hazırlanıyor.
Buching'deki Sintec Seramik GmbH şirketinin yöneticisi Ulrich Goetz, gelecekte bütün motorlu araçların karbon pistonlarla çalışacağını iddia ediyor. Şimdiye kadar kullanılan alüminyum örnekleriyle kıyaslandığında pek çok avantaj sunuyor: çok daha güçlü, yakıt ve yağ kullanımından tasarruf sağlıyor, daha hafif, zararlı emisyonlar daha düşük ve sıcağa karşı daha dayanıklı. Dirençli ve ucuz, doğaya saygılı ve sağlıklı. Araştırmacıların, mühendislerin ve endüstrinin düşleriyle isteklerini harekete geçiren bu madde, 21. yüzyılın kilit malzemelerinden biri olarak nitelendiriliyor.
Seramiğin sadece mutfak ve banyolara döşenen fayans ve karoların üretiminde kullanıldığı dönemler çoktan geride kaldı. Yüksek teknoloji üretim teknikleri ve mükemmelleştirilmiş sentetik hammaddeler, o basit seramiği, sadece otomobillerde değil, hava, uzay ve raylı sistem araçlarında, bilgisayar ve makine üretiminde, tıpta, elektrik nakil sistemlerinde, üretim teknolojisinde, ev işlerinde de kullanılabilecek esnek bir yüksek teknoloji harikasına dönüştürdü.
Günümüzün en çağdaş ve teknolojik maddesi, ilginçtir ki, aynı zamanda insanların ürettiği ve kullandığı en eski sanatsal malzeme. Öyküsü 20 bin yıldan önceye, insanoğlunun su karıştırıldığında kilin yoğrulabilir ve şekil verilebilir olduğunu keşfettiği Eski Taş Devri'ne kadar uzanıyor. Kilden yapılan kırılgan formlar, ateşte bırakıldığı zaman sertleşiyor ve daha dayanıklı hale geliyordu. Bu, teknik gelişim tarihi açısından çok önemli bir andı.
El sanatları alanında ilk üretilenler, büyük olasılıkla ibadet amaçlı kullanılan ve insan ile hayvanları tasvir eden kil heykelciklerdi. Neolitik Çağ'da (M.Ö. 6.-2. yüzyıllar) kilden heykellerin yanı sıra, günlük kullanım amacıyla kaplar da üretiliyordu. O zamana kadar su ve hamur tekneleri ağaçtan oyuluyor, keseler tabaklanmış hayvan derilerinden dikiliyor ve su kapları kurutulmuş kabaklardan yapılıyordu. Ama ateşte pişirilen kil kaplar ve tencereler yiyecekleri ve sıvıları daha iyi saklıyordu.
Bu, özellikle besin maddelerinin saklanmasında ve ticari faaliyetlerde eşsiz bir adım oldu. Şerit halinde süslemeleri olan kilden kaplar, bütün Avrupa'da ve Asya'da çok sevilerek üretilen, satılan eşyalardı. Arkeologlar, kısmen bu sanatsal süslemelerden yola çıkarak kapların anavatanını bulabiliyorlar.
|
Güzel İlçemiz Balışeyh
Tarih: 21:11, 4/6/2007
Balışeyh
İLÇENİN ADI VE TARİHİ
İlçe adını Oğuz Kayı Beyi Ertuğrul Gazi’nin yakın arkadaşı Şeyh Edebali’ nin diğer adı olan Balı-Şeyh’ten almıştır. Yerleşim tarihi 1230 -1258 yılları arasındadır. İlçede 13.yy. Selçuklu dönemine ait caminin bulunması bu tarihi doğrulamaktadır. (Kaynak Tarih Bilimcisi Prof. Mustafa Kafalı)
İLÇENİN COĞRAFİ YAPISI
İlçemiz kuzeyde Sulakyurt İlçesiyle 24 km., güneyde Keskin İlçesiyle 12 km., doğuda Delice İlçesiyle 35 km. ve batıda Kırıkkale Merkez İlçesiyle 47 km. mülki sınırları ile çevrilmiş olup, toplam 136 km. mülki sınırlara ve 615 km2 yüzölçümüne sahiptir.
İlçemizden geçen E-88 Devlet Karayolunun Ankara’yı Karadeniz ve Doğu İllerine bağlayan önemli yollardan biri olması ayrıca Devlet Karayollarına paralel olarak D.D.Y.’ nın geçmesi İlçenin önemini arttırmaktadır.
İlçemizde genellikle karasal iklim sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışları genellikle soğuk ve kısmen kar yağışlıdır. Bölge tipik karasal iklimin hava şartlarına sahip olmakla beraber birkaç km. aralıkla değişik hava şartlarıyla karşılaşmak mümkündür. Kış ve ilkbahar mevsimlerinde vadi ve yüksek yamaçlarda sis olur. Bölgedeki hakim rüzgar yıldız ve poyrazdır.
Bölgenin en yüksek kesimi güneyde bulunan Denek Dağı ile kuzeydoğuda bulunan Koçubaba Seydim tepesidir. Bu iki bölümde E-88 Devlet Karayoluna gelindikçe alçalan bir arazi kesimi mevcuttur. E-88 Devlet Karayolunun bulunduğu kısım düz ve ova görünümündedir. Bölge arazisinin hemen hemen tamamı tarım alanıdır. İlçe dahilinde en yüksek rakım 1140 m., en düşük rakım ise 872 m., ortalama rakım ise 1000 m.dir. Bölgede dağ olarak adlandırabileceğimiz Keskin İlçesi hududunu teşkil eden Denek Dağı 1140 m. dir. Bölgede Kenanbeyobası Köyünün Azgın Yaylası mevcut olup, yaylanın elektriği ve yolu mevcuttur.
İlçemizin Koçubaba-Ulaklı ve Selamlı Köyleri alanı meşe ormanları ile kaplıdır. Denek Dağı eteklerinde cılız fundalıklar ve meşelikler mevcuttur.
İLÇENİN NÜFUS DURUMU
İlçenin Merkez nüfusu 1935 yılı nüfus sayımına göre 372, 1960 nüfus sayımına göre 1.070, 1970 yılı nüfus sayımına göre 2.375, 1975 yılı nüfus sayımına 2.542, 1980 nüfus sayımına göre 2.154, 1985 yılı nüfus sayımına göre 2.463, 1990 nüfus sayımına göre nüfusu 2.078 dir.1997 yılı nüfus sayımına göre Merkez nüfusu 2.419, Koçubaba Kasabası nüfusu 811, Kulaksız Kasabası nüfusu 1.435 olup, köyler nüfusu toplamı 5.925, Belediyeler nüfus toplamı 4.665 dür. İlçenin toplam nüfusu 10.590 dır. 2000 yılı nüfus sayımına göre Merkez nüfusu 3.344, Koçubaba beldesi 1.450 ve Kulaksız beldesi 2.115’ dır. Köylerin nüfus toplamı ise 7.011 olup, toplam nüfus 13.920 kişi ile sonuçlanmıştır.
Ballı Baba Camii ve Türbesi
14.Yüzyılda yaptırıldığı tahmin edilen yapının kim tarafından yaptırıldığı bilinmiyor. Caminin tavan örtüsü ağaç işçiliğinin karakteristik özelliklerini taşır. Vakıfbank Genel Müdürlüğü tarafından özellikleri korunarak restore edilmiştir
Koçubaba Camii ve Türbesi
Evliya Çelebi (16.11.1618) Seyahatnamesi'nde şunları söylemektedir: "Yine kuzeye giderek Akçakoyunlu" köyüne geldik. 100 evli Türkmen köyüdür. Buradan da "Koçu Baba" durağına geldik. Bu da Kalecik kazası (bugün Koçubaba, Sulakyurt ilçesine bağladır.) Toprağında 200 evli Türk köyüdür. Ama görünürde asla ev yoktur. Hapsi de yer altında ahırlı, mutfaklı, süfhalı, misafirhaneli evlardir. Buraya Keskin içi derler. Gayet mamur yerdir. Kışı sert olduğundan evleri toprak altındadır. Ama damlarının üstü çayır çimendir. Evlerin birer bacaları vardır. Yumuşak beyaz taşı istedikleri gibi oyup kesip biçerek evler yapmışlardır. İçine bin adam girse kaybolur. Bu köyde "Koçubaba" ziyaretgahı vardır. Bu zat Bektaşi halifelerindendir. Türkmen yaylasında bu babaya çok inanırlar.
{ Son Sayfa } { Sonraki Sayfa }
|
|